Hastanemizi Gezin   iletişim whatsapp0549 610 11 75   Online Randevu0850 811 50 52  


• Prostat ve Mesane TUR Ameliyatları


Prostat büyümesi tedavisi
Şikâyetleri hayat kalitesini çok etkilemeyen hastalar 1 yılı geçmeyen aralıklarla herhangi bir tedavi gerekmeden takip edilebilirler.

Prostat İlaç Tedavisi
Günümüzde prostat büyümesi tedavisinde birinci tercih medikal tedavilerdir. Ameliyatsız prostat tedavisi yöntemi olan bu ilaçlar ile hastaların hayat kalitesi artmakta ve cerrahiye olan ihtiyaç azalmaktadır. Prostat ilaçları kullanıldığı gün etkili olup, bırakıldığı zaman etkileri ortadan kalkmaktadır. Bizim de her zaman ilk tercihimiz ameliyatsız tedavi yöntemlerine başvurmaktır. Ancak bunun için hastalarımıza geç kalmadan rutin muayeneye başvurmalarını şiddetle öneriyoruz.

Prostat Ameliyatı
İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya eşlik eden mesane taşı gibi ek patolojilerin olduğu durumlarda cerrahi tedaviler uygulanmaktadır. Artık hastaların yaklaşık %90-95’i kapalı (endoskopik) cerrahiler ile tedavi edilmektedir. Yaklaşık olarak 2 gün hastanede kalışı gerektiren bu işlem sonrasında hastalar evlerine sondasız olarak gitmektedirler.
Çok büyük prostatı olan veya mesane divertikülü gibi ek patolojileri olan hastalarda da açık cerrahi uygulamaktadır.

Kapalı veya açık prostat ameliyatlarında prostat bezinin iç kısmındaki dokular çıkarılmakta fakat kabuk kısmı çıkarılmamaktadır. Dolayısı ile bu cerrahi operasyonları geçiren hastalarda prostat kanser riski ameliyat olmamış yaşıtları ile aynı oranda devam etmektedir. Prostat ameliyatı geçiren kişilerin de yıllık kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir.
Prostat büyümesi nedeni ile yapılan cerrahiler sonrasında cinsel fonksiyon kaybı (iktidarsızlık) çok çok nadiren izlenmektedir. Fakat bu ameliyatlar sonrasında ve prostat ilaçları kullanımı esnasında prostat bezi fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremeyeceği için boşalma esnasında spermlerin geri mesaneye (idrar torbasına) kaçağı olabilir (retrograde ejakulasyon). Bu sebeple prostat ameliyatı sonrasında ilişki esnasında sperm çıkışı olmayabilir.

• Flexible URS ve Lazerle Böbrek ve İdrar Yolları Taş Ameliyatları


Böbrek taşının tedavisinde birçok cerrahi ve cerrahi dışı yöntemler kullanılır. Teknolojinin ilerlemesi böbrek taşı cerrahisinde birçok faydalı yöntemin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bugüne kadar böbrek taşında uygulanacak cerrahi yöntemler taşın boyutuna göre belirlense de son dönemde çıkan flexible üreteroskopi ile boyutun eskisi gibi önemi kalmadı. Filexible üreteroskopi yöntemi ile çok büyük çaptaki taşlar dahi çıkarılabilir. Bunu yaparken hiçbir kesi açılmaz, yara izi olmaz. İdrar yolundan fleksible üreteroskop ile girilir ve içerideki böbrek taşları lazerle kırılarak yine aynı yoldan dışarıya çıkarılır. Flexible üreterorenoskopi yönteminin en önemli artılarından bir tanesi ameliyat sonrası iyileşme sürecinin çok kısa olması ve rahat geçmesidir. Hasta aynı gün evine gidebilir ve dilerse ertesi gün işine dönebilir.

Flexible URS fiberoptik bir yardımcıyla idrar yollarından girilerek taşa ulaşılması işlemidir. Genel anestezi altında yapılır. İdrar yolları ve idrar torbasından geçilerek böbreğe ulaşılır. Hem taşın bulunduğu yere hem de boyutuna göre basket dediğimiz özel bir aletle taşlar tek parça halinde çıkarılabilir. Eğer taşın boyutu büyükse içeride parçalanarak çıkarılır.

Flexible Üreteroskopi Avantajları
• Büyük boyuttaki taşlar bu yöntemle çıkarılabilir.
• Herhangi bir kesi açılmaz.
• Kesi açılmadığı için bir yara izi olmaz.
• Daha güvenli bir ameliyat süreci sağlar.
• Daha hızlı iyileşme süreci sağlar.
• Aynı gün hastaneden taburcu olunur.
• Normal hayata hemen dönüş sağlar.

• Multiparametrik Prostat MR’ı ve MR Füzyon Prostat Biopsisi


MR Füzyon Biyopsisi
Bundan belki 10 yıl önce prostat kanserini gösterebilecek herhangi bir görüntüleme yöntemi yoktur derken; MR teknolojisinin ilerlemesi, bizlerin prostat kanseri hastalığını daha iyi tanımamız ile günümüzde multiparemetrik prostat MR çekimi ile prostat kanseri tanınabilmektedir. Halen daha günümüzde kesin olarak kanser var veya yok ayrımı kesin olarak yapılamasa da, MR ile en azından şüpheli alanlar izlenebilmektedir. Belki ilerleyen yıllarda MR teknolojisinin gelişimi ve bizlerin bu hastalık görüntüsü ve davranışını daha iyi tanımamız ile sadece lokal tedavilere geçiş olabilecektir. Bugün için multiparemetrik MR görüntülerini biyopsilerde kullanabiliyoruz.

Standart ultrason eşliğinde biyopsilerde prostatın dış yüzünden belirli bir sistematik ile parçalar alınırken, MR FÜZYON BİYOPSİSİNDE MR görüntüleri ile ultrason görüntüleri üst üste getirilebiliyor ve böylece MR da bahsedilen şüpheli alanlardan parça alınması sağlanabiliyor. Bu bölgelerin gözden kaçması engellenebiliyor. MR FÜZYON BİYOPSİLERİNDE standart biyopsilere ek olarak lezyondan direkt biyopsi alınması olası bir kanserin atlanma olasılığını son derece azaltmaktadır. Bu işlem de standart biyopsiler gibi hafif bir sersemletici veya lokal anestezi ile yapılabilmektedir.

• Erkek Cinsel İşlev Bozuklukları


Varikosel Nedir?
Varikosel yumurtalıklara giden damarların genişlemesidir. Anne karnında batın içinde olan testisler zaman içinde torbalara inerler. Karın içinde 36-37 derece olan sıcaklık testislerin sperm üretimi için uygun değildir. Bu sıcaklıkta testisler kaliteli sperm üretemezler. Bu sebeple de 2-3 derece daha serin olması için torbalara (skrotuma) inerler. Sıcak havalarda testislerin aşağı doğru sarkması, soğuk havalarda ise vücuda daha yakın durmasının sebebi bu sıcaklık farkının korunması içindir. Varikoselin yani testislere giden damarların genişlemesi durumunda bu geniş damarlar tıpkı bir kalorifer peteği gibi testislerin ısınmasına neden olmakta ve bu da sperm kalitesinde bozulmaya yol açabilmektedir.

Varikosel genellikle birikerek etki gösterir. Her geçen gün sperm kalitesinde bir miktar bozulmaya yol açar. Bu bozulma kısırlığa neden olabileceği gibi, kısırlık seviyesinin altına inmeyebilir de. Dolayısı ile her varikoseli olan kısır kalacak diye bir durum söz konusu değildir. Fakat ne kadar genç yaşta varikosel hastalığı gelişirse, o kadar çok kısırlık riski vardır.

VARİKOSEL TANISI
Hastaların başvuru şikayeti genellikle çocuklarının olmamasıdır. Birikici etkisi olması, zaman içinde sperm kalitesii yavaş yavaş düşürmesi sebebi ile bizlere partnerlerinin daha önceden gebelik yaşadığı, fakat şu anda çocuklarının olmadığı şikâyeti ile de başvurabilirler.
Zaman zaman testislerde ele gelen şişlik veya dışarıdan belli olan genişlemiş damarlar da hastalar tarafından fark edilir ve muayenede ortaya çıkabilir.
Varikosel tanısı fizik muayene ile konulur. Ardından çekilen skrotal renkli doppler ile de tanı desteklenir. Sperm sayımı sonucuna göre de tedavi yapılıp yapılmayacağına karar verildi.
Varikosel hastalığı testislere vuran ağrı da yapabilir. Hastaların zaman zaman başvuru sebebi skrotal ağrı da olabilir. Fakat yıllardır süren çalışmalar, sadece ağrı nedeni ile varikosel ameliyatı yapılan hastaların yarısında ameliyattan sonra da ağrının devam ettiği gösterilmiştir.

VARİKOSEL TEDAVİSİ

Varikoselin tek tedavisi ameliyattır. Her varikoseli olan hastanın ameliyat olmasına gerek yoktur. Sperm kalitesinde bozulma olan, veya testis boyutlarında varikosele bağlı küçülme olan hastalara varikosel ameliyatı yapılmalıdır.
Hiç sperm çıkışı olmayan veya canlı sperm görülmeyen Azospermik hastalarda varikosel var ise tedavi önerilmektedir. Bu hasta grubunda normal yollarla çocuk sahibi olmasalar bile tüp bebek gibi yardımcı üreme metotlarında canlı sperm bulunma ve başarı şansı varikosel ameliyat sonrasında artmaktadır.

ADOLESAN VARİKOSELİ (çocuk yaşlarda görülen varikosel) varlığından sperm kalitesinin bozulması veya testislerin küçülmesi beklenmeden ameliyat önerilmelidir. Varikosel yıllar içinde sperm kalitesini bozacağı için bu hasta grubunda beklenmesi halinde kısırlık kaçınılmaz olacaktır.

Günümüzde varikosel ameliyatı mikrocerrahi yöntemi ile yapılmaktadır. Mikroserrahi yöntemi denilince bazı hastalar hiçbir yara izlerinin olmayacağını düşünürler. Oysa ki varikosel ameliyatı kasık bölgesinden yaklaşık 4-5 cm lik bir kesi ile yapılır. Genişlemiş olan damarlar testislerin etrafını ağacın kökleri gibi sararlar. Buradan kasık bölgesine doğru birleşerek ilerlerler. Böylece kasık bölgesinde 2-3 damar halini alırlar. Burada damarların ayrımı daha kolay yapılabilir. Mikrocerrahi yöntemi burada devreye girer. Mikroskop altında damarların ayrımı yapılarak genişlemiş olan damarlar bağlanarak iptal edilirler. Böylece sıcak kanın testislere geri dönüşü engellenmiş olur.

Bir sperm üretimi yaklaşık 3 ay sürmektedir ve ameliyat sonrası testislerin kendisine gelmesi için de bir süre beklemek gerektiği düşünülürse; Varikosel ameliyatının başarısını veya faydasını görebilmek için 4-6 ay beklemek gerekir. Yapılan çalışmalar hastaların %75’inin sperm kalitesinin ameliyattan sonra arttığını göstermiştir. %25 i ise en azında aynı seviyeler koruyabilmektedir.

• Prostat Kanseri Ameliyatları

Prostat Kanseri
50 yaşının üzerinde erkeklerde akciğer kanseri ile birlikte en sık görülen kanser türü prostat kanseridir. Prostat kanseri en sık görülen kanser olmak ile birlikte genellikle yavaş seyirli ve tedavi edilebilen bir kanser türüdür.

Prostat kanserinin kansere özgü bir belirtisi yoktur. Prostatın dış yüzeyini saran kabuk kısmından geliştiği için idrar yollarına bir etkisi olmaz. Genellikle hastalık, iyi huylu prostat büyümesine bağlı şikayetler ile doktora gidilmesi veya rutin muayeneler sırasında tespit edilir. Önerilen yıllık prostat muayenesinde amaç prostat kanserini erken teşhis edebilmektir. Kan PSA değerlerinde yükselme veya parmak ile yapılan muayene sırasında (rektal tuşe) ele gelen anormal bir bulgu ile prostat kanserinden şüphelenilir. Her PSA değerinde yükselme veya muayenedeki anormallikler prostat kanseri anlamına gelmemektedir. Prostat kanserini teşhis edilmesini sağlayacak bir görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır. Tanı prostat biyopsisi ile konulur.

Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan kişilerde kanser gelişme riski toplum geneline göre daha yüksektir. Normalde hastalara 50 yaşından sonra yıllık kontroller önerilirken, aile öyküsü olanlarda 40 yaşından itibaren takip ve kontroller önerilir.

Prostat kanseri erkeklik hormonu (testesteron) bağımlı bir kanserdir. Genç yaşta hadım edilmiş kişilerde prostat kanseri gelişmez. Bu sebeple yüksek libidosu olan, çok cinsel ilişkiye giren kişilerde kanser riskinin arttığı yönünde bir inanış olmakla birlikte bunun tıbbi olarak bir gerçekliği yoktur. Kanser oluşumunda yemek alışkanlıkları da önemli bir yer tutar. Hayvansal gıda tüketimi fazla olan topluluklarda sebze ve soya fasulyesi tüketimi fazla olanlara göre daha yüksek oranlarda prostat kanseri izlenir.

Prostat kanseri tedavisi kişiye göre farklılık gösterir. Prostatı saran kabuğu da içermesi dolayısı ile cerrahisinde kapalı yöntemlerin yeri yoktur. Prostat dokusu ve çevreleyen dokuların tümünün komple çıkarılması ile cerrahi tamamlanır. Hastaların durumları ve eşlik eden hastalıklarına göre aktif izlem, radyotrapi ve hormon tedavileri veya bunların kombinasyonları kullanılabilir.

Prostat kanserinde tek bir tedavi yoktur. Her hastaya farklı tedavi seçenekleri sunulabilir. Cerrahi, radyoterapi ve vücuttan erkeklik hormonunun uzaklaştırılması (ilaçlarla veya testislerin cerrahi olarak çıkarılması ile) tedavinin ana başlıklarını oluşturur.

Prostat Kanseri Ameliyatı (Radikal Prostatektomi)
Organa sınırlı, başka bir yere sıçramamış hastalarda önerilen ana tedavidir. İyi huylu prostat büyümesi tedavisi sırasında uygulanan cerrahi tekniklerden tamamen farklı bir ameliyat şeklidir. Bu ameliyat sırasında prostat bezinin tamamı, sperm kanallarının bir kısmı ve çevredeki lenf bezleri ile birlikte çıkarılır.

Kansere yönelik en etkin tedavi yöntemidir. Bu ameliyatın en büyük yan etkileri idrar kaçırma ve erkeklik kaybıdır. Günümüzde cerrahi tekniğin ilerlemesi ve deneyim kazanılması ile istenmeyen bu yan etkilerin görülme sıklığı oldukça azalmıştır.

• Testis Kanseri Ameliyatları

Hastanemizde testis kanseri tanısı konulan hastalarımıza Radikal Orşiektomi ve testis koruyucu cerrahi operasyonları başarıyla yapılmaktadır.

• Böbrek Kanseri Ameliyatları

Hastanemizde böbrek kanseri tanısı konulan hastalarımıza Laparoskopik (kapalı) ve açık Nefrektomi operasyonları yapılmaktadır. Tümörün büyüklüğüne ve lokalizasyonuna göre böbrek koruyucu operasyonlarda yapılabilmektedir.

• Mesane Kanseri Ameliyatları

Hastanemizde mesane tanısı konulan hastalara endoskopik TUR-T operasyonu ve patoloji sonucuna göre sistektomi operasyonları başarıyla uygulanmaktadır.

• Perkütan Böbrek Taşı Cerrahisi (PCNL)

PCNL (Kapalı Böbrek Taşı Ameliyatı)
2 cm nin üzerinde böbrek taşı olan hastalarda uygulanması gereken tedavi şekli PCNL’dir. PCNL genel anestezi altında sırttan yaklaşık 2 cm.lik bir kesiden böbreğe ulaşılarak yapılan bir ameliyat tekniğidir. Cilt ile böbrek arasında bir çalışma kanalı yerleştirilerek taş bu kanaldan kırılarak çıkartılır. Her boyutta ve lokalizasyonda taş için uygun bir tekniktir. Doğru açı ve böbreğe giriş yeri seçilmesi durumunda tüm böbreği kaplayan (geyik boynuzu) taşarda bile tek delikten girilerek tüm taşların temizlenmesi sağlanabilir. Ameliyat sonrasında böbrekten idrar çıkışını garanti altına alabilmek ve kanamayı engellemek için çalışma kanalının olduğu yere bir tüp yerleştirilir. Bu tüp 1 veya 2 gün içinde alınarak hasta taburcu edilir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası
PCNL (perkütan) ve üreterorenoskopi ameliyatları kapalı (endoskopik) oldukları için hastalar ertesi gün normal hayatlarına dönebilirler. Yine ertesi gün işbaşı yapabilseler de birkaç gün istirahat etmeleri önerilebilir. İlk günlerde idrar yollarında yanma, sık idrara çıkma, idrarın başında ve sonunda kanama gibi sorunlar görülebilir. Bu sorunların minimalize edilebilmesi için hastalardan ilk 15-20 günlük süreçte bol sıvı tüketmeleri istenir. Taşa bağlı idrar yolları enfeksiyonu da olabileceği için hastalara antibiyotik tedavisi de önerilir. Üreterorenoskopi sonrasında eğer double J kateter yerleştirildiyse, bu kateterin idrar yollarını tahriş etmesine bağlı sürekli idrar varmış hissi ve idrar yollarının bulunduğu bölgede batma hissi görülebilir.

Bir kere taş oluşturan bir kişide yeniden taş oluşma riski yüksek olduğu için bol sıvı tüketimi ve belirli aralıklarla doktor kontrolü bir ömür boyu akılda tutulmalıdır.

Üroloji

Bölümümüzde genel olarak böbrek ve idrar yolları hastalıkları, taş hastalığı, ürolojik kanserler, erkek cinsel fonksiyon ve üreme bozuklukları, prostat hastalıkları, mesane fonksiyon bozuklukları ve idrar tutma sorunlarının tanı ve tedavisi yapılmaktadır.

İNFERTİLİTE (KISIRLIK)

Erkek kısırlığının toplumda yaygın olarak görülmeye başladığı bilinmektedir. İnfertil (kısır) çiftlerin değerlendirilmesinde ilk yapılması gereken işlerden biri, erkekten alınan sperm örneğinin incelenmesidir. Sperm örneğinde anormallikler erkek kısırlığının en önemli nedenidir. Varikosel denilen testislerin etrafındaki toplar damarlardaki genişlemeler sperm anormalliğine neden olan hastalıklar arasında birinci sıradadır. Hormonal problemler, testislerin doğuştan küçük olması, geçirilen enfeksiyonlar (kabakulak gibi) diğer infertilite nedenleri arasında sayılabilir.

Varikosel; Erkek kısırlığının en önemli nedenlerindendir. Tedavisi cerrahidir. Ameliyat mikrocerrahi ve klasik cerrahi yöntemiyle yapılmaktadır. Hastanemizde başarıyla gerçekleştirilmektedir. 

BÖBREK VE İDRAR YOLU TAŞLARI 

Böbrek ve idrar yolu taşları; taşın yerine, büyüklüğüne ve yapısına bağlı olarak bir kaç yöntemle tedavi edilirler.

1.)Taşın kendiliğinden düşmesi: su içiminin artırılması ve bazı ilaç tedavileriyle taşlar düşebilir. (Genelde 5-6 mm den küçük taşlar kendiliğinden düşebilir.)

2.) Taş kırma yöntemiyle taşların tedavi edilmesi (ESWL): 2 cm den küçük taşlarda uygulanabilir. Taşın bulunduğu anatomiye göre ilk tercih edilen yöntemlerdendir.

3.)Açık cerrahi ameliyatlarla taşın alınması

4.) Endoskopik ve perkütan (PCNL) taş cerrahisi gibi taşın kapalı ameliyatlarla çıkartılması. (taşların %95 ten fazlası artık bu yöntemlerle tedavi edilebilmekte). 

Kliniğimizde her türlü böbrek taşı ameliyatları (açık-kapalı) yapılmaktadır.

PROSTAT HASTALIKLARI 

Prostat başlıca enfeksiyon, büyüme ve kanser olarak 3 hastalıkla karşımıza çıkar.

Prostatın 3 hastalığı da benzer klinik belirtilerle karşımıza çıkabilir. İdrarda yanma, zor idrar yapma, idrar yaparken bekleme, kesik kesik idrar yapma, idrarın sıkıştırma hissi, idrarı yaptıktan sonra tam boşaltamama, çatallı idrar yapma, idrarda eskiye nazaran incelme gibi şikayetlerle kendini belli eder.

Prostat iltihaplarında çeşitli antibiotik tedavileri ile düzelme olmazsa ileri incelemeler gerekebilir.

Prostat büyümeleri başlıca 3 yöntemle tedavi edilirler:

1.) İlaç tedavileri

2.) Kapalı prostat ameliyatları, Belli büyüklüğe kadar olan prostatlar (60-70gr ve altı) bu yöntemle tedavi edilirler. Birinci tercih TUR-P denilen yöntemdir. Son yıllarda popüler olan Greenlightprostatektomi (yeşil ışık), anesteziaçısından riskli, ileri yaş grubunda ve kanama riski yüksek olan hastalarda uygulanabilir.

3.) Açık prostat ameliyatları: Prostat büyüklüğü 60-70 gr’ın üzerinde olan hasta grubunda uygulanabilmektedir.

Hastanemizde her türlü prostat operasyonu yapılmaktadır. Prostat kanseri, 50 yaşından sonra düzenli PSA kontrolü ve parmakla makat muayenesinden sonra biopsi ile tanı konulan bir hastalıktır. Kanserin yayılma derecesine göre tedavisi değişebilir. 

Başlıca prostat kanseri tedavileri şunlardır:

1.) Kanser prostata sınırlı ise radikal prostatektomi denilen yöntemle prostat ve sperm kanallarının bir kısmının çıkartılması

2.) Yine kanser prostata sınırlı ise radyoterapi (ışın tedavisi)

3.) Kanser prostat sınırlarını aşıp diğer organlara sıçramışsa; hormon tedavisi,kemoterapi ve orşiektomi denilen testislerin alınması girişimi gerekebilir.

Hasta ve Ziyaretçi Hakları

Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi size aşağıda açıklanan haklarınızı sağlamaktadır. Sağlık görevlileri ve diğer çalışanlarımız, haklarınızın bilincinde olup size saygıyla hizmet sunarlar.

E-Bülten Üyeliği

Haber ve duyurular için üye olun

                        

Bilançolar | Gelir Tablosu ve İktisat 2017


Bu web sitesinin isim hakları, içeriği, şablonu, tasarımı ve site içindeki tüm dokümanlar Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’ ne aittir. Site içerisinde yer alan sayfalarda aksi belirtilmediği sürece, hiçbir doküman, sayfa, grafik, tasarım unsuru ve diğer unsurlar izin alınmaksızın kopyalanamaz, başka yere taşınamaz, alıntı yapılamaz, internet üzerinde veya her ne şekilde olursa olsun yayınlanamaz ve kullanılamaz (arama motorlarının dizinleri için kullandıkları geçici bellek kayıtlarından alınmış olsalar dahi). Sitemizi ziyaret eden misafirlerimiz, sitenin telif hakkı konusunda hastanemizin tüm talep ve açıklamalarını kabul ettiklerini beyan ve taahhüt ederler. Hakları saklı tutulmuş eserler, sahiplerinin onayı olmadan hiç bir suretle çoğaltılamaz, alıntı yapılamaz, yayınlanamaz, başka bir yerde kullanılamaz. Site içinde yer alan dokümanlar, Site Yöneticisinin önceden verilmiş açık onayı olmaksızın başka siteler ya da medyalara kopyalanamaz.